30 Eylül 2011 Cuma

Ahmet Hakan ve Maklube



Merhaba Ahmet Hakan. Ne güzel geçinip gidiyorsun değil mi herkesle? Hayat çok güzel, balonlar falan. Şahan Gökbakar’la girdiğin tartışmada, Şahan’ın ceviziçiyle yaptığı o mükemmel ezik videoya bir kontra yapmana gerek bile kalmadı. Ne kadar da şanslısın Ahmet Hakan. Yıllardır çakma entelliğinle, çakma yurtseverliğinle ne de güzel akıp gidiyordun Nişantaşı’nın boyalı sokaklarından. Karışanın edenin de yoktu. Hayat sana güzeldi be Ahmet Hakan.

Birileri sana “aaa ne kadar ayıp!” dediği zaman “sonuçta değişen dünyada dejenere olmayan…” diye giden safsatalarla avutuyordun insanları ve kendini. Olmayan kabloyu kesmeye kalktın, yanlış adamlarla iş yaptın. Ama vakit geldi artık. Bugün susturulacaksın. Seni maklube susturacak.

Maklube nedir? Nasıl yapılır? Maklube Arapça bir kelime, Türkçesi ise “terslenmiş, kalıplanmış” gibi bir şey. Adını usulünden alıyor diyebiliriz. Genellikle Siirt ve Mardin illerinde çok yaygındır. Anadolu-Mezopotamya kültürünün bir harikası olan maklubeyi malumunuz bir cemaat piç etti. Bugün günümüzde maklubenin popüler olmasında ışık evlerinin, sözlük alemlerinde ve sosyal medyada mizah unsuru olmasında da Ahmet Hakan'ın payı büyüktür. Belki biraz fantaziye kaçıyor ama kendisi Işık evlerine katılmanın baş koşulu maklube yapmayı bilmekmiş gibi geçmişiyle “eheheh çok şirindik biz ya : )) ama değiştik tabi : )) o günlerimi de seviyorum hiç saklamadım” üslubuyla kendisine çok naif bir hava katarken okuyucularının önüne de kemiği atmış oluyordu.

AHMET HAKAN MAKLUBEYİ ANLATIYOR TIKLA : 1 - 2 - 3

Ama bak ne oldu Ahmet Hakan? Seni yıllar önce cemaat evlerinde çoraplarınla yerde bağdaş kurarken yediğin maklube ele verdi. Bakar mısın Ahmet Hakan? Tadını unutamadığın, o çok şirin yüzünü, o güzel gözlerini dolduracak bir gerçek. Yediğin Maklube…


Yıl 2011. Bu ne Ahmet Hakan? Maklube mi bu? Kendini ve geçmişini katık etmeye değer mi bu pilav bozması ara öğün Ahmet Hakan? Aradaki fark manidar.

Geçmişine, uzaklara bakıp saygı duyarak; bulunduğun konuma o geçmişin getirdiğini hatırlayarak, hatırladıkça gülümseyerek bahsedebilen adamlarla barışığımdır. Ama kendi geçmişinin bazılarının bugünü olduğunu hatırlamayıp da, bıyık altından gülerek "ben değiştim" diyebilmek için kendini servis adamlardan nefret ederim. Sen hiç değişmedin Ahmet Hakan, gülüşün hiç değişmedi -TIKLA.

Ahmet Hakan susturuldu. Bizim tarafımızdan değil, unuttuğunu sandığı ve aslında sinsi sinsi gülümseyip alttan alta aşağıladığı geçmişi tarafından susturuldu.